Çalışma hayatı, günümüzde adeta maraton haline gelen koşuşturmacanın belki de en büyük sebebi. Yaşam koşulları, kişileri her gün biraz daha fazla çalışmaya zorluyor ve hayatlarının önceliğini iş olarak belirlemelerine neden oluyor. Bu durum, hayatın diğer aktivitelerini gerçekleştirmeleri konusunda çalışan kişiler için büyük bir engel; ama yine de işinizi ve kişisel hayatınızı dengede tutmak imkansız değil…
Erkekler hem iş yerinde hem evde kadınlardan daha mutlu!
Kadınlar için hem iş hem ev hayatını dengede tutmak, erkeklere göre elbette daha güç. İstisnaları bir tarafı bırakıp bilinen geleneksel yapıya göre değerlendirildiğinde; kadınların çamaşır, temizlik, yemek, alışveriş gibi günlük ev işlerinin yanı sıra bir yandan da çalışma hayatını eşit düzeyde yürütebilme çabası, kadınları erkeklere göre daha mutsuz kılıyor. Kadınların bu dengede mutlu olanlarının oranı %70 iken, erkekler %75 oranla daha mutlu.
Erkekler iş yerinde sadece rahatlamak için sıklıkla mola veriyor. Kadınlara göre erkeklerde bu oran %35 daha fazla. Kişisel ihtiyaçlarını karşılamak için çalışmaya ara veren erkekler, kadınlara göre yine %25 oranla daha fazla molaya ihtiyaç duyuyor. Öğle yemekleri, yürüyüşler, fiziksel egzersizler, iş yerinde çalışmaya ara veren erkekleri rahatlatıyor ve kadınlardan daha verimli ve mutlu bir çalışma süreci geçirmelerini sağlıyor. Tüm bu sebeplerden ötürü; erkeklerin %25′i iş yerinde, %8′i de evde kadınlardan daha mutlu…
İş hayatı ile özel hayat arasında denge kurmaya çalışmak, hem erkeklerin hem kadınların %87′sinin sağlığını olumsuz yönde etkiliyor!
Hayatı; hem kariyerini daha iyi noktalara taşımak hem de kişisel görev ve isteklerini gerçekleştirmek için çaba göstererek yaşayan kişiler, bu dengeyi sağlamaya çalışırken sağlıklarından ödün veriyor. Bu dengeyi sağlamak ve korumak; stres, baş ağrıları, tansiyon, kilo, depresyon gibi rahatsızlıklara yol açabiliyor. Bu durum hem kadınlar hem erkekler için geçerli olsa da; bundan yine kadınlar daha fazla etkileniyor.



























